Metin hocanın ölümünden sorumlu olanlar 10 yıl sonra hakim karşısında

10 yıldır “Metin Lokumcu için adalet” diyen mücadele arkadaşları, dostları, toplumsal muhalefet bileşenleri ilk duruşmanın görüleceği Trabzon Adliyesi’nde buluştu.

Metin hocanın ölümünden sorumlu olanlar 10 yıl sonra hakim karşısında

31 Mayıs 2011’de Hopa’da Tayyip Erdoğan’ı protesto ederken yaşanan polis saldırısı sonucu yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun ölümünden sorumlu olan polisler ve mülki amirler 10 yıl sonra ilk defa hakim karşısına çıkıyor.

10 yıldır “Metin Lokumcu için adalet” diyen mücadele arkadaşları, dostları, toplumsal muhalefet bileşenleri ilk duruşmanın görüleceği Trabzon Adliyesi’nde buluştu.

Davada dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü’nün de aralarında bulunduğu sekiz sanık yargılanıyor.

Polisin biber gazlı saldırısının ölüme sebebiyet verdiğinin kabulü anlamına gelen dava pek çok yaşam hakkı ihlali bakımından emsal niteliğinde sayılıyor.

Duruşma öncesi adliye önünce açıklama yapan Ulaş Lokumcu, “Duruşmada ne duyacağımızı biliyoruz ama girelim. Duruşma bitene kadar bizi beklerseniz ailem adına çok mutlu olurum. Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim” dedi.

METİN LOKUMCUNUN ÇIĞLIĞINI MAHKEME SALONLARINA TAŞIYACAĞIZ

SOL Parti PM Üyesi Alper Taş şöyle konuştu:

Bugün Trabzon Adliyesi’nden Metin Lokumcu için adalet talebiyle buluştuk. Metin Lokumcu’nun çığlığını ve sesini mahkeme salonlarına da taşıyacağız. Metin Lokumcu davası 3 açıdan çok önemli. Bir tanesi demokrasi mücadelesi; Çünkü 2011’deki o isyanının Türkiye mücadelesi açısından ne kadar önemli olduğu ülkedeki gelişmelerle ortaya çıktı. Keşke o dönem o çığlık daha da büyüseydi ve tek adam rejimine hakim olmasaydı. İkincisi ekolojik mücadele açısından; Gerek Karadeniz gerekse Türkiye’nin her tarafı yağmalanıyor, yaşam alanlarımız katlediliyor. Metin Lokumcu’nun çığlığı buna yönelik bir çığlıktı. Ne kadar anlamlı olduğu 10 yıl içinde ortaya çıktı. Üçüncüsü de yıllar sonra da olsa, eksik de olsa, böyle bir davanın görülüyor olması önemli. Burada da en önemli mesele bu katillerin gerekli cezayı alması. Özellikle bunun yanı sıra toplumsal muhalefete karşı bir kimyasal silah görevi gören biber gazının yasaklanması doğrultusunda bir karara varılmasını diliyoruz. Burada hepimiz Metin Lokumcu’nun sesiyiz, fikriyiz. Metin Lokumcunun sesi kesilmedi, soluğu kesilmedi bizim sesimizde çığlığımızda yaşıyor ve yaşatacağız.